A’dan Z’ye Barselona

A’dan Z’ye Barselona

Avrupa’ya gitmek isteyen hemen herkesin hayalidir Barselona’yı görmek. Hatta Barselona öyle bir şehirdir ki, bir yerde seyahat konusu açıldığında kesin bahsi geçer. Durum böyle olunca Mobil Dünya Kongresi’nin de vesilesiyle Barselona’ya doğru yola çıkma fırsatı buldum. Ben GZT Seyahat Editörü Recep Tayyip ÇELİK ve sizlerle Barselona’yı gezimi, seyahat notlarım aracılığıyla anlatmak isterim.

Barselona İspanya’nın Madrid’den sonraki en büyük şehri. Özerk Katalonya bölgesinin başkentliğini yapıyor. Barselona ayrıca çok ünlü bir mimara sahip; Gaudi, eserleri eminim sizlerde de hayranlık uyandıracaktır.

Avrupa’nın kapılarını açan anahtar olan Schengen vizesi ile seyahat maceram başlıyor çünkü vizeyi almak başlı başına bir olay. “Neden?” derseniz; Schengen vizesi almak günlük hayatımızda yaptığımız birçok önemli evrak alışverişinden daha çok abartılıyor. Ayrıca, başvurunuz reddedilirse verdiğiniz tüm para yanıyor. Bu süreci üniversite sınavına girerken yaşadığınız heyecana benzetebilirsiniz.

İspanya, Schengen vizesi verme konusunda cimri ülkelerden. Yani 10 gün kalacaksanız size sadece 10 gün verir, daha fazlasına ihtiyacınız varsa kanıtlamanız gereken şeyler var demektir. Vize alırken konsolosluğa sunmanız gereken en önemli şeyler kalacağınız otelin teminatı, uçak bileti, maddi kaynak ve o ülkeye neden gittiğinize dair inandırıcı bir yazıdır. Bunlardan birisi eksik olduğunda “Adios Barselona” diyebilirsiniz.

Evet, vizemizi aldık. Şimdi Barselona’ya gitme vakti. Bunun için uçak biletimizi vize başvurusu sırasında almamız gerekiyordu. Ama diyelim ki siz uçak biletinizi “vizem çıkmaz” korkusuyla sadece rezerve ettiniz ve uçak biletini yeni satın alacaksınız. Ucuz bilet konusunda sizlere sadece bir gerçek ipucu verebilirim, o da erkenden almak gerçeği. Bunun dışındaki “sözde ipuçları” yanlış varsayımlarla, belki de daha pahalıya bilet almanıza neden olabilir.

Ben THY ile uçtum. İstanbul’da bu yıl nadir gördüğümüz karlı günlerden birinde Barselona’ya doğru yola çıktım. Bu yüzden uçuşum 3 saat rötar yaptı. Sizin uçağınız da rötar yaparsa sakın korkmayın çünkü iptal durumunda havayolu şirketi haklarınızı korumak durumunda. Uçakla yapacağınız seyahate gelirsek; THY inanılmaz keyifli ve konforlu bir uçuş sunuyor. Özellikle yemeklerine bayılıyorum. Ayrıca İstanbul – Barselona uçuşu 4 saat sürdüğü için uçak koltuklarının konforu da önem arz ediyor ki THY bu konuda çok tatmin edici.

Ve Barselona’ya iniyoruz. Barselona Havalimanı’na indiğimizde bizi 2 adet terminal karşılıyor. THY uçakları Terminal 1’e, Pegasus uçakları Terminal 2’ye iniyor. Bunu sizinle paylaşıyorum çünkü terminallerin çıkışlarında bulunan otobüsler ve metrolar farklılık gösterebiliyor. Barselona havalimanı çok büyük değil ama 2 terminal birbirlerinden oldukça uzak. Ayrıca havalimanı şehirden araç ile 30-35 dakikalık bir mesafede yer alıyor. Havalimanı çıkışında metro, şehir içi otobüsleri ve havalimanı ile İspanyol Meydanı arasında ring sefer yapan A1 numaralı otobüsleri kullanabilirsiniz. Metro ve şehir içi otobüs kullanacaksanız T10 kart almanızı öneririm. 10 – 15 Euro arası bir ücrete alabilirsiniz ama A1 kullanacaksanız toplu taşıma kartları geçmiyor bu otobüste. Kişi başı 6 Euro’ya bu otobüsü kullanabilir ve İspanyol meydanına ulaşıp oradan kalacağınız otel, ev veya hostele geçebilirsiniz. Vize işlemi sırasında, hatta daha öncesinde kalacağınız yeri ayarlamanızı öneririm. Barselona turistik olduğu için fiyatlar en kötü konaklama mekânlarında bile inanılmaz olabiliyor. Rezervasyon işleriniz için Booking.com ile AirBNB’yi kullanabilirsiniz.

Seyahatiniz boyunca Google Maps’i gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Çünkü Google, Avrupa’daki birçok şehirde olduğu gibi Barselona’da da ücretsiz bir servis sunuyor. Otelimize ulaştığımıza ve yerleştiğimize göre gezmeye başlayabiliriz.

Ama önce kaldığım hostelden de bahsedeyim. Hostelim, La Sagrada Familia’ya, yani bitmeyen kiliseye yakın. Barselona sahili ile La Rampla caddesine biraz uzak konumda, bu yüzdendir ki toplu taşıma her hostelden çıkışımda benim için vazgeçilmezdi. Hostelin ismi Primavera. Hostel İspanyolca bir isme sahip. Anlamı ise ‘İlkbahar’. Aynı isimde bir de müzik festivali var bu şehirde. Festivalin tarihleri ise Mayıs ayı sonlarına denk geliyor. O zaman hadi müzik festivalinin olduğu sahilin de içine bulunduğu 6 günlük Barselona gezimiz başlasın.

Barselona’da Gezilecek Yerler

Horta Labirent: Adından da anlayacağınız üzere burası bir labirent ve şehrin merkezinden uzakta. 18. Yüzyılda yapılmış ve Barselona’nın zengin ailelerinden birisi yaptırmış burayı. Instagram için kaliteli fotoğraflar çıkabilir.

Tibidabo: Barselona’nın en eski eğlence parkına ve hemen yanında bulunan bir adet kiliseye ev sahipliği yapan bölgenin en yüksek dağı. Şehri yukarıdan görmek için güzel bir nokta ama şehrin dışında olduğu için ulaşımı biraz zahmetli.

Park Güell: Bu parkın yapımına Barselonalı zengin ailelerden birisi olan Güell ailesinin isteği üzerine Gaudi tarafından başlanmış. Parkın büyük bir kısmı ücretsiz ve halka açık. Önündeki uzun kuyruğu gördüğünüzde şaşırmayın çünkü o kısım hem Gaudi’nin evinin hem de dünyanın en uzun bankının bulunduğu bir kısım. Ayrıca parkta mozaikten yapılmış ünlü kertenkele heykeli de yer alıyor. Görülesi birçok şeyi içinde barındıran kişi başı bilet fiyat 8 – 15 Euro olan bu park ziyaretçilerini bekliyor. Burası şehrin dışında kalıyor denebilir.

Gaudi’nin Evi Müzesi: Park Güell’in içinde bulunuyor ve girmek için ekstra 7 Euro ödemeniz gerekli. Girmeseniz de olur denebilecek bir mekân.

La Sagrada Familia: 1882 yılında yapımına başlanan kilisenin ilk mimarı ile anlaşmazlık çıkıyor. Daha sonra 1883 yılında Antoni Gaudi’ye devredilen kilise, 1926 yılında Gaudi’nin ölümü ile mimarsız kalıyor. Ardından Gaudi’nin eserleri incelenerek yapı tamamlanmaya çalışılıyor. 2026 yılında, Gaudi’nin ölümünün 100. yılı olması sebebi ile bitirilmesi hedeflenen yapının bitirileceğine ben ihtimal vermiyorum ama kesinlikle gidip görmenizi öneririm. Tarihin en büyük kilisesi olma hedefi taşıyan kilisenin bilet fiyatları cep yakıyor. Ancak, kırmızı tonların hâkim olduğu etkileyici bir kilise desem yeridir. Papa tarafından kutsanmış olan bu kilise, sadece özel günlerde ibadete açılıyor. Kiliseye girmek için 35 Euro ödeyeceğiniz La Sagrada Familia’nın bir de kulesinden Barselona’yı izleyeyim derseniz ekstra 20 Euro daha vermeniz gerekiyor ama kesinlikle değeceğine garanti verebilirim.

Barselona Kemeri: 1888 yılında şehrin girişi olarak inşa edilen kemer harika bir parka ev sahipliği yapıyor. Katalonya meydanına yakın bir konumda olan kemeri görmenizi ve parkta vakit geçirmenizi öneririm.

Katalan Müzik Sarayı: Gezmeyi seviyorsanız ve gittiğiniz şehirlerde opera benzeri binaları ziyaret ediyorsanız burayı da görmenizi öneririm. Kişi başı 20 Euro’ya giriş yapabilirsiniz. İçeride şaşırtacak bir şey yok ama Instagram için güzel fotoğraflar çıkabilir.

Çikolata Müzesi: Gitmeyin, görmeyin. Kişi başı 8 Euro. Müzeye girerken üzerinde Türk bayrağı olan bir çikolata hediye ediliyor size ardından bir odaya çıkıyorsunuz. Oda evet yanlış okumadınız. Birkaç çikolata heykelden başka hiçbir şey yok içeride.

Olimpiyat Köyü: Ziyarete değer ve ücretsiz.

Barselona Sahili: Günün her saati hareketli olan harika bir sahil. Kesinlikle gidip görmeniz gerekiyor. Ayrıca pazar akşamları siyahi göçmenler çakma ürün pazarı kuruyorlar, dilerseniz alışveriş yapabilirsiniz.

Barselona Hayvanat Bahçesi: Bilet fiyatı 22 Euro olan bu alanı ziyaret etmenizi önermem. Darıca hayvanat bahçesinden bir farkı yok bence.

Picasso Müzesi: Her gün 15.00’dan sonra ücretsiz olan bu güzel müzeye normal saatlerde 7 Euro’ya girebilirsiniz.

Santa Maria Del Mar Kilisesi: Bu kilise La Rampla caddesinde gezerken birden yolu değiştirip varabileceğiniz kolaylıkta. Ziyaret etmenizi öneririm.

La Rampla: Barselona’nın istiklal caddesi. Üzerinde arayacağınız her şeyi bulabileceğiniz upuzun bir cadde ve zaten ziyaret etmeyeni dövüyorlar.

Royal Meydanı: Gaudi’nin halk için yaptığı son eserini de  -son eseri bir sokak lambası- barındıran meydan 4 binanın ortasında ve La Rampla meydanı üzerinde. Flamenko izlemek ve güzel bir pizza yemek için harika bir lokasyon.

Barselona Akvaryumu: Kişi başı 22 Euro olan bu akvaryuma girmeniz pek mantıklı olmayacaktır. Ama şehrin tarihi dokusundan sıkılırsanız birkaç saatliğine size modern bir hava tattıracaktır burası. Ayrıca balıklar harika.

Katalan Ulusal Müzesi: 10 Euro giriş ücreti olan bu müzeye kesinlikle gitmenizi öneririm. İçerisi harika ve burada çok güzel Instagram fotoğrafları çekinebilirsiniz.

Montjuic Park: Teleferikle çıkıp yürüyerek inmenizi öneriyorum.  Güzel ve bedava ziyaret edilebilecek nadir yerlerden. Teleferik kişi başı tek yön 12 Euro, kale girişi 7 Euro.

Montjuic Mezarlığı: Tabutlarla duvarların içine koyulmuş insan görmek isterseniz burası sizi bekliyor.

Poble Espanyol: İspanya’daki tüm kültürlerin bir alanda bulunduğu bu mekâna giriş ücreti 10 Euro. Gittiğinizde sıkılabileceğiniz ama hoşunuza da gidebilecek bir yer.

Camp Nou: 31 Euro’luk bilet fiyatı ile en pahalı müzelerden birisi. Eğer Barselona futbol takımına aşık değilseniz içeri girmeyebilirsiniz, dışında ücretsiz giriş yapabileceğiniz büyük bir alan mevcut oradan bakmanızı öneririm.

Casa Mila: Şehirdeki Gaudi eserlerinden birisi olan bu mükemmel apartman İspanya’daki ilk asansörü içinde barındırıyor. Mila ailesi için yapılmış ama şu an içinde sadece 2 aile yaşıyor. Giriş için en az 20 Euro’yu gözden çıkarmanız gerekli. Bir de benim gibi kalabalık olmasın ve bana içecek ikram etsinler derseniz 35 Euro’ya Casa Mila sizleri bekliyor.

Barselona’da yer alan yeme içme mekânları

1- El Nacional: İspanya Tapası ile ünlü bir yer. Bir sürü tapas restoranının aynı bina içinde bulunduğunu düşünün işte orası burası. Kişi başı 10 Euro’ya doyabileceğiniz mekânlar mevcuttur.

2- Rossini Pizza: Royal Meydanında bulun bu harika pizzacıda 20 ile 50 Euro aralığında harika pizzalar yiyebilirsiniz.

3- 7 Portes: 170 yıllık harika bir mekân ama yıllandıkça pahalılaşmış. Tek kişi 50 Euro’ya doyamayabilirsiniz. Ayrıca önünüze gelen ürünlere çok dikkat etmeniz gerekiyor.

4- IKEA: Bildiğimiz İkea yemeklerinden yemek isterseniz 10 Euro’ya karnınızı doyurabilirsiniz.

5- Nomad Coffe: Tüm Güney Amerika ülkelerinin kahveleri mevcut, bir fincan kahve 8 Euro’dan başlıyor.

6- Starbucks: Bu kahve zinciri şehrin çok az yerinde mevcut. Daha çok lokal mekânlar yaygın Barselona’da, buralardan birine gitmek istediğinizde sizi LA Rampla yolları bekliyor olacak.

7- La Boqueria: Burası kapalı çarşı gibi bir yer. Hem tapasçılar hem manavlar hem de başka şeyler satan insanlar var. Gitmenizi öneririm.

8- Granja Petitbo: Her öğün yemek için ideal olan bu mekânda benim önerim kahvaltı yapmanız. Çünkü hem ucuz hem de harika kahvaltı seçenekleri var. Ben dünyayı yedim ve yalnızca 20 Euro ödedim.

9- Ciudad Condal: Katalonya Meydanına çok yakın olan bu harika restorana 3 kez gittim ama sadece sabah kahvaltı için gittiğimde yer bulabildim çünkü restoran yerel halk ile turistler arasında fazlasıyla popüler olduğu gibi yapısı itibariyle de çok insana aynı anda hizmet veremiyor. Bana bir kahvaltı 11 Euro’ya patladı ama kesinlikle gitmenizi öneririm. Özellikle tapasları harika.

Cafe Mauri, Barcelona, Spain

10- Bacoa: Barselona’da çokça görebileceğiniz bu harika hamburgerciye gidip bir akşam yemeğinizi vay be bu hamburgerse biz ne yedik bugüne kadar demenizi öneririm, gittiğinizde kalem ile istediğiniz hamburgeri işaretlemeniz gerektiğini unutmayın çünkü kasada bulunan görevli sizden sadece işaretleme kâğıdını alıyor. Fiyatlara gelirsek 15 Euro’ya güzel bir hamburger alabilirsiniz.

11- Carrefour: Öğrenciyiz hepimiz ve ucuz gezmek istiyoruz işte bizi mutlu edecek ve 1 hafta maksimum 100 Euro’ya her öğün doyacağınıza garanti vermemi sağlayan mekân burası. Markete gidip dilediğinizi alın çok ucuz ve seçenek çok fazla mesela üçlü uzun, hatta kocaman ekmekler sadece 1.50 Euro.

Gelelim nasıl internete bağlanacağınız kısmına, Barselona’da çok fazla Wİ-Fi mevcut değil bu yüzden eğer giderseniz Türkiye hattınızı kullanmanızı öneririm günlük 20 ila 35 TL arasında bir ücret alarak sizin Türkiye’de gibi telefonunuzu kullanmanıza imkân sağlıyor. Barselona seyahatim hakkında aktarabileceklerim bu kadardı. Bir sonraki seyahat rehberi yazımda görüşmek üzere…

Sevgiler,
Recep

Bu içeriğe emoji ile tepki ver
5 kullanıcı tepki verdi
Seyyah, Öğrenci, İçerik Üreticisi
Bunlar da ilginizi çekebilir
Benzer yazıları okuyabilirsiniz.
 
Bu Adada Tek Bir Pasaport Geçerli!
  • 29 HAZİRAN 2019
  • 451 görüntülenme
 
Güzelliklerle Dolu Kiev
  • 18 MART 2019
  • 607 görüntülenme
0 Yorum
Yorumları okuyabilir ve cevaplayabilirsiniz.

Yorum Yazın
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlendi.