Serpme Kahvaltıcıların Ötesinde Bir Polonezköy

Serpme Kahvaltıcıların Ötesinde Bir Polonezköy

Bu yıl Mart kapıdan baktırmadı, bahar İstanbul’a erken geldi. E sokağa çıkıp gezme, şehrin tadını çıkarma sezonu da resmen açılmış oldu! Her yer, her gün çok kalabalık. Bu yüzden imkânı olanlar hafta sonlarını İstanbul’un en uzak noktalarında değerlendiriyorlar. Bu yerlerin başını Polonezköy çekiyor…

GZT Instagram hesabından yaptığım anket sonucu seçilen Polonezköy’ün tüm güzelliklerini canlı canlı görmek ve hikâyeler kısmından takipçilerimizle anlık olarak paylaşmak için sabahın erken saatlerinde Polonezköy’e doğru yola çıktım. Yolculuk sırasında verdiğim kısa süreli molalarda semtin tarihini, semtte yapılabilecek aktiviteleri ve semtteki lezzet mekânlarını araştırdım. Önce kısaca Polonezköy’ün tarihinden bahsedeyim:

1841’de ülkeleri işgal edilen Polonyalılar, Osmanlıya sığınıyorlar ve kendilerine bugünkü Polonezköy’ün geniş arazisi kiralanıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında yapılan düzenlemelerden sonra yaşadıkları topraklar burada yaşayan halka veriliyor; Polonyalılar buraya Adampol demeye başlıyorlar. Daha sonra semt İstanbul’a bağlanıyor ve ismi Polonezköy oluyor. Günümüzde Beykoz’a bağlı olan semtin toplam nüfusu –çoğunluk Polonya asıllı olmak üzere- yaklaşık 400.

Zosia Teyzenin Anı Evi

Polonezköy’in ilk sakinlerinden Zosia teyzenin, semtin tarihine dair her şeyi biriktirdiği evi, günümüzde müze olarak hizmet veriyor. Polonya ve Türkiye dostluğundan, Polonezköy’ün yakın tarihine kadar her türlü arşiv niteliğindeki belgenin bulunduğu müze evi ziyaret etmenin bedeli 5 TL

Pol-Der

Mahalle sakinlerinin kurduğu Polonyalılar Derneği’nin bahçesinde ahşap heykeller açıkhava müzesi bulunuyor. Heykeller Mimar Sinan Üniversitesi öğrencileri tarafından ‘Türkiye – Polonya dostluğu’ temasıyla yapılmış.

Doğal Ürünler İlk Elden Satılıyor

Arıcılıkla uğraşan mahalle sakinleri, katkısız balları ve türevlerini, açtıkları stantlarda satıyorlar. Herhangi bir aracı olmadığı için fiyatlar genele göre uygun ama doğal ürünler olduğu için de biraz pahalı 😀

Kahvaltı Molası | Polonez Kafe

İnternette en çok önerilen kahvaltı mekânı Leonardo Cafe olsa da biz format gereği gençlere ve öğrencilere hitap ettiğimiz için bi kahvaltıya yaklaşık 90 TL veremeyeceğimiz için alternatif bir restoran bulduk; gerçi oranın da pek aşağı kalır yanı yok. Polonez Kafe’deiki kişilik mini bir kahvaltı 62 TL. Kahvaltıda 2 çay, 1 menemen 1 yumurta ve patates vardı.

Cam Sanat Merkezi

Mahallede bulunan cam sanat merkezi, atölyeleri ve hediyelik cam ürünleriyle sizleri ‘camın hikayesini anlamaya’ bekliyor.

Tabiat Parkı

Polonezköy’de de Belgrad’dakini andıran bir yürüyüş parkuru var. Çevresinde kahvaltı mekânlarının bulunduğu çakıllı yolu uzun uzun yürüyerek oksijene doyacaksınızdır.

İyice bi derin nefes çektikten sonra direksiyonu evime doğru çevirdim, o oksijen bana bi ömür yeter bence 🙂

Sevgiler,
Recep

Bu içeriğe emoji ile tepki ver
5 kullanıcı tepki verdi
Seyyah, Öğrenci, İçerik Üreticisi
Bunlar da ilginizi çekebilir
Benzer yazıları okuyabilirsiniz.
 
İstanbulluların Tatil Merkezi: Şile
  • 11 HAZİRAN 2019
  • 474 görüntülenme
 
Ramazan Geldi Eyüp Sultan Şenlendi!
  • 6 MAYIS 2019
  • 521 görüntülenme
0 Yorum
Yorumları okuyabilir ve cevaplayabilirsiniz.

Yorum Yazın
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlendi.